Siber Güvenlik Kanunu 101

31.08.2026 Sevgi Ünsal Özden

Giriş

Dijitalleşmenin hız kazanmasıyla birlikte şirketlerin faaliyetleri giderek daha fazla bilişim sistemlerine, dijital altyapılara ve birbirine bağlı ağlara dayanmakta; buna paralel olarak siber tehditler yalnızca teknik bir risk olmaktan çıkarak şirketlerin operasyonel sürekliliğini, veri güvenliğini ve kurumsal risk yönetimini doğrudan ilgilendiren bir konu haline gelmektedir. Siber saldırıların kapsam ve etkilerindeki artış ise siber güvenliğin yalnızca şirketlerin kendi iç politika ve tedbirleri çerçevesinde ele alınmasını değil, aynı zamanda ulusal düzeyde bütüncül bir hukuki ve kurumsal yapının oluşturulmasını gerekli kılmaktadır.

Bu doğrultuda, 7545 sayılı Siber Güvenlik Kanunu (“Kanun”) 19 Mart 2025 tarihli ve 32846 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. [1] Kanun ile Türkiye Cumhuriyeti'nin siber uzaydaki milli gücünü meydana getiren unsurlarına yönelen mevcut ve muhtemel tehditlerin tespit edilmesi ve bertaraf edilmesi, siber olayların etkilerinin azaltılması, kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişilerin siber saldırılara karşı korunması ve Türkiye'nin siber güvenliğinin güçlendirilmesine yönelik strateji ve politikaların belirlenmesi amaçlanmaktadır.

Kanun, oldukça geniş biçimde kaleme alınan kapsamının yanı sıra, öngördüğü yükümlülükler ve ağır yaptırım rejimi nedeniyle de yürürlüğe girdiği tarihten itibaren dikkat çekmektedir. Özellikle belirli ihlaller bakımından hapis cezalarının ve şirketlerin brüt satış hasılatının %5’ine kadar ulaşabilen idari para cezalarının düzenlenmiş olması, Kanun’u şirketler açısından yakından takip edilmesi gereken önemli bir uyum düzenlemesi haline getirmektedir.

Bu makalede, Kanun'un amacı ve kapsamı ile kritik altyapı sektörlerine ilişkin düzenlemeler ele alınacak; temel yükümlülükler ile denetim ve yaptırım mekanizması ise şirketler bakımından doğurabileceği sonuçlar çerçevesinde incelenecektir.

Siber Güvenlik Kanunu 101
% 0

Kanun’un Kapsamı ve Kritik Altyapı Sektörleri

Kanun’un uygulama alanı son derece geniş bir çerçevede belirlenmiştir. Kanun’un 2. maddesi uyarınca “siber uzayda varlık gösteren, faaliyet yürüten, hizmet sunan” kamu kurum ve kuruluşları, kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşları, gerçek ve tüzel kişiler ile tüzel kişiliği bulunmayan kuruluşlar kapsam dahilindedir. Dolayısıyla Kanun, yalnızca teknoloji veya siber güvenlik sektöründe faaliyet gösteren şirketleri esas alan sektörel bir düzenleme niteliğinde değildir.

Bu noktada Kanun’un kapsamının belirlenmesi açısından “siber uzay” kavramı önem kazanmaktadır. Siber uzay, Kanun’da “doğrudan ya da dolaylı olarak internete, elektronik haberleşme veya bilgisayar ağlarına bağlı olan tüm bilişim sistemlerini ve bunları birbirine bağlayan ağlardan oluşan ortam” olarak tanımlanır. “Bilişim sistemleri” kavramı da bilgi ve iletişim teknolojileri vasıtasıyla sağlanan her türlü hizmetin, işlemin ve verinin sunumunda kullanılan donanım, yazılım, sistem ve diğer bileşenleri kapsayacak şekilde geniş tanımlanmıştır. 

Tüm bu düzenlemeler ışığında, bir şirketin Kanun kapsamına girip girmediğinin belirlenmesinde yalnızca faaliyet gösterdiği sektör değil, yürüttüğü faaliyetlerin ve sunduğu hizmetlerin siber uzay ve bilişim sistemleriyle ilişkisi de önem taşımaktadır. Başka bir ifadeyle, şirketin ana faaliyet konusunun teknoloji veya siber güvenlik olmaması, tek başına Kanun kapsamı dışında kalacağı anlamına gelmez. Özellikle hizmet veya faaliyetlerin bilişim sistemleri, dijital altyapılar, ağ bağlantılı ortamlar veya uzaktan erişim mekanizmaları üzerinden yürütülmesi halinde Kanun’un uygulanabilirliğinin ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

Bununla birlikte, Kanun’un kapsam hükmünün geniş lafzı, her türlü dijital araç kullanımının kendiliğinden Kanun kapsamına girmek için yeterli olup olmadığı sorusunu da beraberinde getirmektedir. Kanun’da bu konuda açık bir ayrım yapılmamıştır. Kanaatimizce, bir şirketin olağan iş akışı içerisinde yalnızca üçüncü taraflarca sağlanan e-posta veya bulut tabanlı ofis uygulamalarını kullanması tek başına belirleyici olmamalı; esas olarak şirketin faaliyet veya hizmetlerinin siber uzayda ya da bilişim sistemleri aracılığıyla yürütülüp yürütülmediği dikkate alınmalıdır. Bununla birlikte, 2. maddedeki “varlık gösteren” ifadesinin faaliyet ve hizmet unsurlarından bağımsız bir bağlantı noktası oluşturduğu ve 7. maddenin muhataplarının bilişim sistemleri kullanmak suretiyle veri toplayan veya işleyenleri de kapsayacak şekilde geniş tanımladığı dikkate alındığında, bu yorumun Kanun lafzı karşısında tartışmaya açık olduğunu da belirtmek gerekir. Bu nedenle, şirketlerin her halükarda ikincil düzenlemelerle netlik sağlanana kadar Kanun kapsamına dair daha ihtiyatlı davranmaları uygun olacaktır.

Kanun’un kapsamı bakımından ayrıca önem taşıyan bir diğer kavram ise “kritik altyapı”dır. Kritik altyapı, işlediği bilgi veya verinin gizliliğinin, bütünlüğünün veya erişilebilirliğinin bozulması halinde can kaybına, büyük ölçekli ekonomik zarara, güvenlik açıklarına veya kamu düzeninin bozulmasına yol açabilecek bilişim sistemlerini barındıran altyapılar olarak tanımlanmaktadır. Kritik altyapı sektörlerini belirleme yetkisi ise Siber Güvenlik Kurulu’na; kritik altyapıları ve bunların ait oldukları kurumları somut olarak belirleme yetkisi is Başkanlık’a verilmiştir.

Bu kapsamda Siber Güvenlik Kurulu tarafından 5 Mayıs 2026 tarihinde alınan karar [2] ile dijital altyapılar, dijital hizmetler, elektronik haberleşme, enerji, finans, gıda ve tarım, imalat sanayii, kamu hizmetleri, medya ve kriz iletişimi, posta ve kargo, sağlık, savunma sanayii, su yönetimi, ulaştırma ve uzay kritik altyapı sektörleri olarak belirlendi.

Burada önemli olan, Kanun kapsamında olmak ile kritik altyapı kapsamında olmak arasındaki ayrımdır. Kanun’un genel kapsamı yalnızca kritik altyapılarla sınırlı değildir. Bununla birlikte kritik altyapı niteliği, Kanun’un belirli hükümleri bakımından ilave veya daha özellikli yükümlülüklerin uygulanması sonucunu doğurabilir.

Kanun Kapsamındaki Kişi ve Kuruluşların Temel Yükümlülükleri

Kanun’un 7. maddesi, Kanun kapsamında yer alan ve bilişim sistemlerini kullanmak suretiyle hizmet sunan, veri toplayan, işleyen veya benzeri faaliyetler yürüten kişi ve kuruluşların temel siber güvenlik yükümlülüklerini düzenler. Bu yükümlülükler, yalnızca bir siber olay meydana geldikten sonra yerine getirilecek bildirim ve iş birliği yükümlülüklerinden ibaret değildir; şirketlerin siber güvenlik alanında önleyici ve sürekli bir uyum mekanizması oluşturmasını da gerektirmektedir.

Bu kapsamda Kanun’un öngördüğü temel yükümlülükler aşağıdaki şekilde özetlenebilir:

  • Siber Güvenlik Başkanlığı ile iş birliği: Siber Güvenlik Başkanlığı’nın (“Başkanlık”) görev ve faaliyetleri kapsamında talep ettiği her türlü veri, bilgi, belge, donanım, yazılım ve diğer katkı öncelikle ve zamanında Başkanlık’a iletilmelidir. Bu düzenleme, şirketlerin olası bir talep halinde gerekli bilgi ve belgeleri zamanında sağlayabilecek iç süreç ve organizasyonu oluşturmasını da önemli hale getirmektedir. Kişi ve kurumlar, kendi mevzuatlarındaki hükümleri gerekçe göstererek bilgi, belge ve kayıt talebinin yerine getirilmesinden kaçınamaz.    
  • Siber güvenlik tedbirlerinin alınması ve bildirim: Milli güvenlik, kamu düzeni veya kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi amacıyla mevzuatta öngörülen siber güvenlik tedbirleri alınmalı ve tespit edilen zafiyet veya siber olaylar gecikmeksizin Başkanlık’a bildirilmelidir. Kanun, bildirimin yapılması için gün veya saat bazında belirli bir süre öngörmemekte ve “gecikmeksizin” ifadesini kullanmaktadır. Bu nedenle şirketlerin siber olay ve zafiyetlerin tespit edilmesi, değerlendirilmesi ve Başkanlık’a eskale edilmesine yönelik iç süreçlerini önceden belirlemeleri son derece önemlidir. Söz konusu bildirim sürecinin 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamındaki veri ihlali bildirimi ve varsa sektörel bildirim yükümlülükleriyle birlikte tutarlı bir şekilde yönetilmesi gereklidir.  
  • Belirli ürün, sistem ve hizmetlerin yetkilendirilmiş sağlayıcılardan tedarik edilmesi: Kamu kurum ve kuruluşları ile kritik altyapılarda kullanılacak siber güvenlik ürün, sistem ve hizmetleri Başkanlık tarafından yetkilendirilmiş ve belgelendirilmiş siber güvenlik uzmanları, üreticileri veya şirketlerinden tedarik edilmelidir. Söz konusu yükümlülüğün Kanun kapsamındaki bütün şirketlere yönelik genel bir tedarik zorunluluğu olmadığının altı çizilmelidir. 
  • Başkanlık tarafından yayımlanan düzenlemelere uyum: Siber olgunluğun artırılmasına yönelik olarak Başkanlık tarafından geliştirilen politika, strateji ve eylem planları ile yayımlanan diğer düzenleyici işlemlerde yer alan hususların yerine getirilmesi ve  bu kapsamda gerekli tedbirlerin alınması bir başka yükümlülük olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu yükümlülükten hareketle, Başkanlık tarafından oluşturulacak ikincil düzenleyici çerçevenin de şirketler tarafından yakından takip edilmesi gerektiği açıktır.    
  • Siber güvenlik şirketleri bakımından onay yükümlülüğü: Serfitikasyon, yetkilendirme ve belgelendirmeye tabi siber güvenlik şirketlerinin faaliyete başlamadan önce Başkanlık onayını alması gerekmektedir.

Bu yükümlülükler şirketler açısından değerlendirildiğinde, Kanun’a uyumun yalnızca bilgi teknolojileri veya bilgi güvenliği ekiplerine bırakılabilecek teknik bir süreç olmadığı açıkça görülmektedir. Şirketlerin mevcut siber güvenlik yönetişim yapılarını, yetki ve sorumluluk dağılımlarını, erişim ve yetkilendirme mekanizmalarını, loglama uygulamalarını ve siber olay müdahale ve bildirim prosedürlerini Kanun’un getirdiği yükümlülükler doğrultusunda gözden geçirmeleri önem taşımaktadır. Özellikle “gecikmeksizin” bildirim yükümlülüğünün etkin biçimde yerine getirilebilmesi, bir siber olay meydana gelmeden önce şirket içerisinde olayın kim tarafından tespit edileceğinin, kimlere eskale edileceğinin ve Başkanlık nezdindeki bildirimin kim tarafından gerçekleştirileceğinin belirlenmesini gerektirmektedir.

Denetim ve Yaptırım Mekanizması

Kanun, getirdiği yükümlülüklerin yanı sıra Başkanlık’a geniş denetim yetkileri tanımaktadır. Başkanlık, gerekli gördüğü hallerde Kanun kapsamına giren fiil ve işlemleri denetleyebilir ve mahallinde inceleme yapabilir veya yaptırabilir. Denetim kapsamında elektronik veri ve belgeler ile cihaz, sistem, yazılım ve donanımlar incelenebilir; bunlardan kopya veya örnek alınabilir ve ilgililerden yazılı veya sözlü açıklama talep edilebilir. Denetime tabi kişi ve kuruluşlar ise ilgili sistem ve altyapıları denetime açık tutmak ve denetim için gerekli koşulları sağlamakla yükümlüdür.

Kanun ayrıca, milli güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin veya siber saldırıların önlenmesi amacıyla, hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının yazılı emri üzerine, işyerlerinde, konut ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda arama yapılmasına, kopya çıkarılmasına ve el koyma işlemlerinin gerçekleştirilmesine imkan tanımaktadır. 

Kanun’un dikkat çeken ve ses getiren yönlerinden biri de idari ve cezai yaptırımları birlikte içeren bir yaptırım rejimi öngörmesidir. Başkanlık veya denetim görevlilerince talep edilen bilgi, belge, yazılım, veri ve donanımın verilmemesi veya bunların alınmasının engellenmesi ile gerekli onay, yetki veya izinler alınmaksızın faaliyet yürütülmesi gibi belirli ihlaller bakımından hapis ve adli para cezaları öngörülmektedir. Örneğin talep edilen bilgi ve belgelerin verilmemesi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş yüz günden bin beş yüz güne kadar adli para cezasını gerektirmektedir. Kritik altyapıların siber saldırılara karşı korunması kapsamında görevinin gereklerine aykırı hareket ederek veri ihlaline sebebiyet verenler için ise bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir. Kanun ayrıca, veri sızıntısı yoluyla elde edilen verilerin izinsiz paylaşılmasını veya satışa çıkarılmasını ve gerçekte olmayan bir veri sızıntısına ilişkin panik yaratma amacıyla içerik oluşturulmasını ayrı suç tipleri olarak düzenlemektedir.

Şirketler bakımından özellikle idari para cezalarının ağırlığı dikkat çekmektedir. Siber güvenlik tedbirlerinin alınması, zafiyet ve siber olayların bildirilmesi ve Kanun’da öngörülen belirli tedarik yükümlülüklerinin ihlali idari para cezasına tabidir. Ayrıca belirli denetim yükümlülüklerinin ticari şirketler tarafından yerine getirilmemesi halinde, bağımsız denetimden geçmiş yıllık finansal tablolarda yer alan brüt satış hasılatının %5’ine kadar idari para cezası uygulanabilmektedir. Siber güvenlik ürünlerinin yurt dışına satışına ve siber güvenlik şirketlerinin birleşme, bölünme, pay devri veya satış işlemlerine ilişkin yükümlülüklere aykırılık ise on milyon Türk lirasından yüz milyon Türk lirasına kadar idari para cezası uygulanmasına neden olmaktadır.

Bu noktada, özellikle birleşme ve devralma işlemleri bakımından Kanun’un 18. maddesine ayrıca dikkat çekmek gerekir. Siber güvenlik ürün, sistem, yazılım, donanım ve hizmetleri üreten şirketlerin birleşme, bölünme, pay devri veya satış işlemleri Başkanlığa bildirilmeli; şirket üzerinde doğrudan veya dolaylı kontrol sağlayan işlemler için ise Başkanlık onayı alınmalıdır. Onay alınmaksızın gerçekleştirilen işlemler hukuki geçerlilik kazanmaz.

Sonuç

2025 yılında hayatımıza giren Siber Güvenlik Kanunu, özellikle öngördüğü yaptırım rejiminin de etkisiyle, siber güvenliği yalnızca teknik bir bilgi güvenliği meselesi olmaktan çıkararak şirketler bakımından hukuki ve kurumsal bir uyum alanı haline getirmektedir. Bu nedenle, şirketlerin öncelikle faaliyetlerinin Kanun kapsamına girip girmediğini tespit etmeleri önemlidir.

Kanun kapsamında yer alan şirketlerin ise, mevcut siber güvenlik yönetişim yapılarını, olay müdahale ve bildirim süreçlerini, yetki ve sorumluluk dağılımlarını ve ilgili politika ve prosedürlerini yükümlülükleri doğrultusunda gözden geçirmeleri gerekir. Bununla birlikte, Kanun’un birçok konuda genel bir çerçeve çizdiği dikkate alındığında, Başkanlık tarafından yayımlanacak ikincil düzenlemelerin ve diğer düzenleyici işlemlerin yakından takip edilmesi ve Kanun’a uyumun süreklilik arz eden bir süreç olarak ele alınması yerinde olacaktır.

Kaynakça
Bizi Google'da tercih edilen kaynağınız yapın
Erdem & Erdem yayınlarını Google aramalarınızda öne çıkarın.
Tercih edilen kaynak olarak ekle Daha fazla erdem-erdem.av.tr

Bu makalenin tüm hakları saklıdır. Kaynak gösterilmeksizin veya Erdem & Erdem’in yazılı izni alınmaksızın bu makale kullanılamaz, çoğaltılamaz, kopyalanamaz, yayımlanamaz, dağıtılamaz veya başka bir suretle yayılamaz. Kaynak gösterilmeksizin veya Erdem & Erdem’in yazılı izni alınmaksızın oluşturulan içerikler takip edilmekte olup, hak ihlalinin tespiti halinde yasal yollara başvurulacaktır.

Diğer İçerikler

Yüksek Riskli Yapay Zekâ Sistemlerinin Sınıflandırılmasına İlişkin Taslak Komisyon Kılavuzu Yayımlandı
Hukuk Postası
Yüksek Riskli Yapay Zekâ Sistemlerinin Sınıflandırılmasına İlişkin Taslak Komisyon Kılavuzu Yayımlandı

Avrupa Birliği Yapay Zekâ Yasası (Yapay Zekâ Yasası veya Yasa), 1 Ağustos 2024 tarihinde yürürlüğe girerek yapay zekâ sistemlerine ilişkin Birlik genelinde uyumlaştırılmış bir çerçeve oluşturmuştur. Yasa risk temelli bir yaklaşım benimsemekte olup bu yaklaşımın…

Bilişim ve Yapay Zekâ Hukuku 31.05.2026
5651 sayılı Kanun Kapsamında Oyun Şirketlerine Getirilen Yeni Yükümlülükler
Hukuk Postası
5651 sayılı Kanun Kapsamında Oyun Şirketlerine Getirilen Yeni Yükümlülükler

Günümüzde internet, toplumsal yaşamın ayrılmaz bir unsuru haline gelmiş olup bireylerin en yaygın biçimde başvurduğu kitle iletişim araçlarından birini oluşturur. İnternet; bilgiye erişim, iletişim ve dijital hizmetlerden yararlanma gibi pek çok alanda önemli imkânlar sunarken…

Bilişim ve Yapay Zekâ Hukuku 31.05.2026
ChatGPT ve Google Gemini Gibi Üretken Yapay Zekâ Araçlarının İş Yerlerinde Kullanımı
Hukuk Postası
ChatGPT ve Google Gemini Gibi Üretken Yapay Zekâ Araçlarının İş Yerlerinde Kullanımı

Üretken yapay zekâ (generative AI) teknolojileri, özellikle ChatGPT, Microsoft Copilot ve Google Gemini gibi araçların yaygınlaşmasıyla birlikte, iş dünyasında kısa sürede dönüştürücü bir etki yaratmıştır. Mevcut verilerdeki örüntülerden hareketle insan üretimine benzer…

Bilişim ve Yapay Zekâ Hukuku 28.02.2026
Yapay Zekâ Modelleri ve Kişisel Verilerin Korunması
Hukuk Postası
Yapay Zekâ Modelleri ve Kişisel Verilerin Korunması

Avrupa Veri Koruma Kurulu ("Kurul"), yapay zekâ modelleri bağlamında kişisel verilerin işlenmesiyle ilgili temel veri koruma endişelerini ele alan 28/2024 sayılı Görüşü yayınladı. İrlanda Veri Koruma Otoritesi’nin Avrupa Birliği Genel Veri Koruma Tüzüğü (“GDPR”) madde 64(2) kapsamındaki talebine bir yanıt...

Bilişim ve Yapay Zekâ Hukuku 31.01.2025
Tahkimde Yapay Zekâ
Hukuk Postası
Tahkimde Yapay Zekâ

Teknolojinin gelişmesiyle birlikte yapay zekâ (“AI”), tahkim süreçlerine entegre olarak verimlilik sağlama potansiyeli sunar. Uygulayıcılar, yapay zekânın sunduğu fırsatları değerlendirirken, aynı zamanda bu teknolojinin sınırlarını ve risklerini de göz önünde bulundurur...

Bilişim ve Yapay Zekâ Hukuku 31.10.2024
Yapay Zekâ Çerçeve Sözleşmesi
Hukuk Postası
Yapay Zekâ Çerçeve Sözleşmesi

Yapay Zekâ Çerçeve Sözleşmesi (Çerçeve Sözleşme), Avrupa Konseyi tarafından önerilen ve yakın zamanda imzaya açılan uluslararası bir anlaşmadır . Anılan sözleşme, yapay zekâ sistemlerinin tüm yaşam döngüsünü düzenleyen ilk uluslararası sözleşmedir. Çerçeve Sözleşme, yapay zekâ sistemlerinin insan hakları...

Bilişim ve Yapay Zekâ Hukuku 30.09.2024
Avrupa Birliği Yapay Zekâ Yasası’nın Türkiye’deki Aktörlere Yansımaları
Hukuk Postası
Avrupa Birliği Yapay Zekâ Yasası’nın Türkiye’deki Aktörlere Yansımaları

"Brüksel Etkisi", Avrupa Birliği ("AB") düzenlemelerinin küresel olarak standartları etkilemesi veya belirlemesi olgusunu ifade etmektedir. Nitekim AB önemli bir pazar niteliğinde olduğundan, küresel düzeyde faaliyet gösteren şirketler genellikle birden fazla, farklı yerel yasalara uymak yerine tüm faaliyetlerinde AB...

Bilişim ve Yapay Zekâ Hukuku 31.08.2024
Anayasa Mahkemesi’nin 5651 sayılı İnternet Kanunu’nun Bazı Hükümlerine İlişkin İptal Kararı
Hukuk Postası
Anayasa Mahkemesi’nin 5651 sayılı İnternet Kanunu’nun Bazı Hükümlerine İlişkin İptal Kararı

Anayasa Mahkemesi (“AYM”), 10 Ocak 2024 tarihli ve 32425 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 11.10.2023 tarihli ve 2020/76 E., 2023/172 K. sayılı kararı ile (“Karar”) 7253 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’da...

Bilişim ve Yapay Zekâ Hukuku 29.02.2024
Yapay Zekâ Yasası Avrupa Parlamentosu Tarafından Kabul Edildi
Hukuk Postası
Yapay Zekâ Yasası Avrupa Parlamentosu Tarafından Kabul Edildi

Tüm zamanların ilk “Yapay Zekâ Yasası” olarak nitelendirilen ve özellikle ChatGPT, Bard ve Midjourney gibi araçları doğrudan etkileyen kural ve düzenlemeler içeren yasa Avrupa Parlamentosu tarafından 14 Haziran 2023 tarihinde gerçekleşen nihai oylamada oyçokluğuyla kabul edildi. Böylece Avrupa Parlamentosu...

Bilişim ve Yapay Zekâ Hukuku 31.07.2023
Sosyal Ağ Sağlayıcıları Hakkında Son Gelişmeler
Hukuk Postası
Sosyal Ağ Sağlayıcıları Hakkında Son Gelişmeler

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu (“BTK”) 28.03.2023 tarihli ve 2023/DK-İD/119 sayılı kararı ile Sosyal Ağ Sağlayıcı Usul ve Esasları’nı (“Usul ve Esaslar”) kabul etti. Anılan karar, 01.04.2023 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı ve yayımı tarihinde yürürlüğe girdi. 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların...

Bilişim ve Yapay Zekâ Hukuku 31.07.2023
ChatGPT: Hak İhlalleri ile Teknolojik Gelişmeler Arasında Gri Alan
Hukuk Postası
ChatGPT: Hak İhlalleri ile Teknolojik Gelişmeler Arasında Gri Alan

ChatGPT, OpenAI tarafından geliştirilen büyük dil modelidir. İnsan diline yakın seviyede metin üretmek için derin öğrenme teknikleri ve yapay sinir ağlarına dayanan bir yapay zeka sistemidir. Uzun metinler hazırlayıp sohbet havasında sorulan soruları cevaplayabilen ChatGPT kimi hallerde verdiği cevaplardaki...

Bilişim ve Yapay Zekâ Hukuku 30.04.2023
Sosyal Ağ Platformları Yeni Düzenlemelere Uyum Sağladı mı?
Hukuk Postası
Sosyal Ağ Platformları Yeni Düzenlemelere Uyum Sağladı mı?
Bilişim ve Yapay Zekâ Hukuku Ocak 2021
Sosyal Medya Düzenlemesi ile Neler Getirildi?
Hukuk Postası
Sosyal Medya Düzenlemesi ile Neler Getirildi?
Bilişim ve Yapay Zekâ Hukuku Ağustos 2020
5651 Sayılı Kanun Kapsamında İnternet Aktörleri
Hukuk Postası
5651 Sayılı Kanun Kapsamında İnternet Aktörleri
Bilişim ve Yapay Zekâ Hukuku Haziran 2020

Yaratıcı hukuk çözümleri için iletişime geçin.