HUKUKU-POSTASI-2017

228 HUKUK POSTASI 2017 değişir. Borçlunun borcu TBK 112 uyarınca bir tazminat ödeme yü- kümlülüğüne dönüşür. Alacaklı da, iki tarafa borç yükleyen sözleşme- lerde, kendi edimini ifa ile yükümlü kalmaya devam eder. Borç sona ermediği için de, bu borca bağlı olan bütün teminatlar varlıklarını sürdürür; zamanaşımı süresi de cereyan etmeye devam eder ve alacaklı başlangıçtaki borçla ilgili bütün savunmaları tazminat talebi açısından da ileri sürebilir. Sonradan Ortaya Çıkan Borçlunun Sorumlu Olduğu İfa İmkânsızlığının Borcu Sona Erdirdiği Görüşü Diğer fikre göre, sonradan ortaya çıkan imkânsızlığın borcu sona erdirmesi, borçlunun kusurlu olup olmamasında bağlı değildir; borçlu kusurlu olsa da – aynen imkânsızlığın kendi kusurundan kaynaklan- madığı ihtimalde olduğu gibi (TBK 136) – borç sona erer ve TBK 112 uyarınca tazminat ödemekle yükümlü olur. Federal Mahkeme’sinin 21 Temmuz 2015 tarihli 4A_101/2015 sayılı Kararındaki Görüş İsviçre Federal Mahkemesi 21 Temmuz 2015 tarihinde verdiği 4A_101/2015 sayılı kararında – ilk görüşün devamı niteliğinde olmak- la beraber – yukarıdaki görüşlerden ve bu tarihe kadar kabul ettiği görüşünden farklı bir sonuca varmıştır. Bu kararda sonradan ortaya çıkan borçlunun kusuruna bağlı imkânsızlık halinde alacaklının kısmî olarak elde etmiş olduğu edimin kendisi için önemi olmaması şartıyla alacaklının sözleşmeden dönebileceğine hükmetmiştir. Gerçekten de, İsviçre doktrininde kabul gören, Türk doktrinin- de de özellikle SEROZAN tarafından savunulan 1 bu görüşe göre, imkânsızlığın borçlunun kusurundan kaynaklanması halinde de, TBK 112 ve 125 (İBK 97, 107, 109) kıyasen uygulanmalı ve alacaklıya bir sözleşmeden dönme hakkı tanınmalıdır. Bugörüşuyarınca,borçlununsorumluolmadığıifaimkânsızlığında alacaklı ifa etmiş olduğu edimin iadesini talep edebilirken, borçlunun sorumlu olması halinde bunu talep edememesinin mantıklı bir sebebi 1 Rona Serozan, Sözleşmeden Dönme, İstanbul 2007, s. 265 vd.

RkJQdWJsaXNoZXIy MjUzNjE=