HUKUKU-POSTASI-2017

251 BORÇLAR HUKUKU uygun olması aranır. CISG m. 35/2/b’de ise, satılan ve alıcıya teslim edilen malların, sözleşmenin kurulması sırasında açıkça veya örtülü olarak satıcıya bildirilen her türlü özel kullanım amacına uygun olma- ları gerektiği belirtilir. Doktrindeki daha yaygın olan görüş uyarınca, satılanın ayıpların- dan doğan sorumluluk satıcının mülkiyetin devri olan asli ediminin bir tamamlayıcısı niteliğindedir. Buna ek olarak ayıbın hukuki nite- liği değerlendirildiğinde, satıcının ağır kusurlu olduğu haller dışında TBK’nın ayıptan doğan satıcının sorumluluğuna ilişkin hükümleri emredici nitelikte olmadığından, bu sorumluluğu kaldıran veya sı- nırlayan bir anlaşma da sözleşme serbestisi dâhilinde akdedilebilir. Ancak belirtmek gerekir ki, açık olmayan bir sorumsuzluk hükmünü her zaman dar ve alıcı lehine yorumlamak gerekir. Satıcının Ayıptan Sorumluluğunun Şartları Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu tutulabilmesi için belli başlı şartların yerine gelmesi gerekir. Bunları aşağıdaki şekilde sıra- layabiliriz. Yarar ve Hasarın Alıcıya Geçmesi Anında Satılanda Ayıbın Var Olması TBK m. 219 uyarınca, “ Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu oldu- ğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları or- tadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da eko- nomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur ”. Bu maddeye göre ayıp niteliği gereği olabileceği gibi, maddi ve hukuki de olabilir. Bir eşyanın kendi cinsinde diğer örnekleriyle karşılaştırıldığında kendi değerini ve elverişliliğini kaldıran ya da azaltan her türlü kötü niteliği maddi ayıp, satılanın değerini ve ondan beklenen faydaları etkileyen kamu hukukunun koyduğu bir takım sınırlama ve yasaklardan doğan eksikliği de hukuki ayıp olarak tanımlayabiliriz 1 . 1 Cevdet Yavuz, Türk Borçlar Hukuku: Özel Hükümler, 2014 İstanbul.

RkJQdWJsaXNoZXIy MjUzNjE=