HUKUK-POSTASI-2020-metin
328 HUKUK POSTASI 2020 mamıştır ve buna göre işçinin cezai şart ödemesi gerektiği sonucuna varılabilecek ve işçi aleyhine sonuçlar doğabilecektir. Belli bir süre çalışma şartı getirmek ve bu süreden önce feshe bağlı cezai şart ka- rarlaştırmak hususunda tarafların ortak çıkarlarını korumak için asgari süreli sözleşme akdedilmesi mümkündür ancak bunun için de yine tarafların açık ortak iradeleriyle tesisi gerekir. Ancak süre şartının ge- çersiz olduğu İK’nın 11. maddesinin ilk cümlesi gereği belirsiz süreli sayılan sözleşmenin yargı kararıyla asgari süreli sözleşmeye tahvil de yasaya ve irade teorisine uygun değildir. Son olarak, taraflarca açıkça belirtilmemesine rağmen sözleşmenin asgari süreli olarak sayıldıkça ve süre şartının salt cezai yaptırım yönünden geçerli olduğu açıkça kabul edilmedikçe; iş güvencesi, ihbar tazminatı, bakiye süre ücreti ve hatta bazı durumlarda kıdem tazminatı haklarının varlığı noktalarında farklı görüşler ve uygulamalar ortaya çıkabilecektir. Diğer karşı oy gerekçesinde ise özetle, belirli süreli olarak yapıl- mış olsa da objektif nedeni olmadığı için belirsiz süreli kabul edilen iş sözleşmelerinde süreye bağlı cezai şartın geçerliliği konusunda cezai şartın geçerli olmadığını kabul eden Yargıtay 9. Hukuk Dairesi ve cezai şartın geçerli olduğunu kabul eden 22. Hukuk Dairesi’nin her ikisinin de içtihatlarının hatalı olduğu belirtilmiş ve süreye bağlı cezai şartın işçiyi değil yalnızca işvereni bağlaması gerektiği ifade edilmiş- tir. Buna gerekçe olarak ise şu hususlar ifade edilmiştir: konuya işçi ve işveren açısından ayrı ayrı bakılması gerekir. Cezai şartın her iki tarafa uygulanması işçi aleyhine sonuç doğurur zira ekonomik durumu güç- lü olan işveren için cezai şart tutarı önemli bir miktar sayılmayabilir. Ancak işten çıkmış bir işçi için çok ağır sonuç yaratabilir. Hâkimin cezai şarttan indirim yapması da bu durumu değiştirmez. Bu durumda, her daim işveren tarafından hazırlanan iş sözleşmesinde, işverenin bu sözleşmenin aksini ileri sürmesi dürüstlük kurallarına aykırı olur. İşçi açısından bakıldığında ise işçiyi koruma amacı güden İK m.11’e rağ- men işçinin cezai şartla sorumlu tutulması hak ve nefaset kurallarına uygun değildir. İşçi isterse belirli isterse belirsiz süreli iş akdine göre haklarını talep edebilir. Bu nedenle süreye bağlı cezai şartın, işçiyi değil sadece işvereni bağlaması gereklidir.
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy MjUzNjE=