HUKUK-POSTASI-2020-metin

39 TİCARET HUKUKU uyarınca, rehin alan rehin verenin rızasını almaksızın rehin konusu üzerinde rehin kuramaz. Pay Devrine Onay Gerekliliği Rehin konusu pay senedine ilişkin tasarruf yetkisi de kural ola- rak rehin verene aittir. Bununla birlikte rehin sözleşmelerinde sıklıkla rehne konu payın devre veya başka bir rehne konu edilmemesine iliş- kin taahhütlere yer verilir. Özellikle rehin alanın bir finans kuruluşu olduğu sözleşmelerde söz konusu tasarruf yetkisinin kısıtlanmasına ilişkin düzenlemeler, geniş şekilde paylar üzerinde üçüncü kişiler lehi- ne tanınacak her türlü hakkı engelleyecek mahiyettedir. Zira bilindiği gibi rehinli taşınmazlara ilişkin TMK m. 869’da öngörülen, hak tesis etmeme yükümlülüğünün geçersizliğine ilişkin düzenleme rehinli ta- şınırlar kapsamında yinelenmez. Şu halde sözleşmede rehin verenin tasarruf yetkisini kısıtlayan bu kapsamda bir düzenleme bulunmaması kaydıyla, payın devrine ilişkin yetki rehin verene aittir. Devrin Şekli TTK madde 490/2 uyarınca, “Hukuki işlemle devir, ciro edilmiş nama yazılı pay senedinin zilyetliğinin devralana geçirilmesiyle ya - pılabilir.” Bu kapsamda pay devrine ilişkin tasarruf işlemi esas itiba- riyle iki işlemden oluşur. Söz konusu işlemler pay üzerinde, üçüncü kişilere tanınan rehin veya başkaca hakların bulunması halinde özellik arz eder. TMK m. 943 uyarınca rehin, rehin alacaklısının pay senedi üze- rindeki zilyetliğinin sona ermesi ve senedi zilyet olan üçüncü kişiden geri alamaz hale gelmesi durumunda son bulur. Söz konusu sona erme hali öğretide “zilyetliğin kesin olarak kaybedilmesi 3 ” olarak anılır. Şu halde senede bağlanmış paylarda rehin hakkının devamlılığının sağ- lanması için, senet üzerindeki zilyetliğinin devamlılığını sağlanması gereklidir. Bu nedenledir ki rehin alacaklısının zilyetliğinde bulunan 3 Oğuzman/Seliçi/Özdemir , s. 1011; Göksoy, Can : Anonim Ortaklıkta Payın Rehni, 1. Baskı, Seçkin Yayıncılık, İzmir 2001, s. 367-368.

RkJQdWJsaXNoZXIy MjUzNjE=